Hüseyin Kılıç’ın Kaleminden Havuzdaki Süt Nerede

Değerli Ağrılı hemşerilerim, bugün size uzun uzun siyasetten ya da günlük telaşlardan bahsetmeyeceğim. Bugün biraz içimize dönelim, biraz kendimizi sorgulayalım istiyorum. Hani her fırsatta sistemden dert yanıyoruz, "Hakkımız yeniyor, adalet bitti" diyoruz ya. Gelin, şu meşhur hikayeyi bir de benim penceremden dinleyin.

Hüseyin Kılıç’ın Kaleminden Havuzdaki Süt Nerede

Vaktiyle bir ülkede bıçak kemiğe dayanmış. Halkın sabrı taşmış, adalet çürümüş, herkes sarayın kapısına dayanmış. Hükümdar bakmış ki öfke büyük, kalabalığı meydanda toplamış ve demiş ki: "İsyana gerek yok. Eğer dürüst bir halksanız tahtı size bırakırım. Ama bir şartım var..."

​Meydandaki devasa havuzu göstermiş; "Bu gece herkes evinden bir kova süt getirip bu havuza dökecek. Ama kimse kimseyi görmeyecek. Sabah havuz sütle dolarsa, tahtımı sizin seçeceğiniz birine devredip gideceğim."

​Halk kabul etmiş. Herkes zaferden emin, sabaha kadar hayaller kurmuş. Ama sabah olup örtü kalktığında ne görseler beğenirsiniz? Havuzda bir damla süt yok! Havuz, kristal gibi berrak bir suyla dolu...

​Neden biliyor musunuz?

​Çünkü o gece karanlığın perdesi altında herkesin zihninde aynı sinsi fısıltı yankılanmış: "Koca havuz dolusu sütün içinde, benim dökeceğim bir kova suyu kim fark edecek ki?"

​İşte o an hükümdar, tarihe geçecek o tokat gibi cevabı vermiş:

​"Gördünüz mü? Siz neyseniz, ben de oyum! Siz hilekar olduğunuz için, içinizden kimi seçerseniz seçin sonuç değişmeyecek. Ben sizin cezanız değil, yansımanızım! Bu yüzden ben tahtımda kalıyorum, siz de layık olduğunuz sistemin içinde..."

​Şimdi Eğri Oturalım, Doğru Konuşalım...

​Yani benim güzel abiciğim, aslında durum tam da bu. Biz her gün sistemden şikayet ederken, aslında o sistemi oluşturanın kendi ellerimizle döktüğümüz o "su kovaları" olduğunu unutuyoruz.

• ​Kendi menfaatimiz için sırayı bozuyorsak,

• ​Küçük bir çıkar için dürüstlükten ödün veriyorsak,

• ​"Herkes yapıyor, ben yapsam ne olur?" diyorsak;

​Kusura bakma ama bizi istediği gibi kullanacak bir sistemin de temellerini kendi ellerimizle atıyoruz demektir.

​Hüseyin Kılıç olarak derim ki; biz düzelmeden, biz o havuza su yerine süt dökme dürüstlüğünü göstermeden hiçbir şey değişmeyecek. Biz neye layıksak, o şekilde yönetiliriz. Sistem dediğin şey, aslında bizim toplamımızdır.

​Önce kendimize bakacağız, sonra dünyaya.

​Kalın sağlıcakla.

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2026, 13:53
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER