Kış ayları yaklaşırken hanelerin artacak ısınma giderlerine dikkat çeken AKET Başkanı Serdar Yıldız, enerji desteklerinin belirlenmesinde gelir düzeyinin yanında bölgenin iklim koşullarının ve ısınma ihtiyacının da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Ağrı’da yaşayan bir ailenin evini sıcak tutmak için katlandığı maliyetin aile bütçesinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirten Yıldız, çağrısını şu sözlerle dile getirdi:
“Bir evde kombinin daha uzun süre çalışması her zaman daha fazla konfor tercih edildiği anlamına gelmez. Ağrı’da bu, çoğu zaman soğuğa karşı zorunlu bir ihtiyaçtır. Çocuğunun odasını ısıtmaya çalışan anne de emekli maaşıyla kışı geçirmeye çalışan vatandaşımız da aynı kaygıyı taşıyor: Evimizi ısıtırken diğer temel ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağız?”
“AYNI TARİFE, HER YERDE AYNI YÜK ANLAMINA GELMİYOR”
İklim farklılıklarını gözeten bir destek modelinin hakkaniyetli olacağını ifade eden Yıldız, Ağrı ve benzer koşullara sahip iller için avantajlı doğal gaz tarifesi, kış dönemine özel ilave tüketim desteği ve ihtiyaç sahibi hanelere güçlendirilmiş yardım mekanizmaları önerdi.
“Türkiye’nin her yerinde vatandaşımızın sıcak bir evde yaşama hakkı vardır. Ancak aynı tarife, farklı iklimlerde aynı ekonomik yükü oluşturmuyor. Kışın uzunluğu ve şiddeti arttıkça zorunlu tüketim de artıyor. Talebimiz, bu farkı gören ve vatandaşın bütçesine doğrudan yansıyan bir düzenlemedir.”
Desteklerin özellikle dar gelirli aileleri, emeklileri, engelli bireyleri ve çocuklu haneleri koruyacak biçimde tasarlanması gerektiğini belirten Yıldız, başvuru süreçlerinin de kolay ve erişilebilir olması çağrısında bulundu.
“KIŞ KAPIDAN GİRMEDEN ÇÖZÜM MASAYA GELMELİ”
Konunun ilgili bakanlıklar, milletvekilleri ve yerel kurumların ortak gündemine alınmasını isteyen Yıldız, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Bu çağrı, Ağrı’da yaşayan her ailenin sofrasını, sağlığını ve yaşam şartlarını ilgilendiriyor. Hiçbir anne baba, çocuğunun odasını ısıtmakla mutfağının ihtiyacını karşılamak arasında kalmamalıdır. Devletimizin desteğinin, kışın en ağır yaşandığı yerlerde daha güçlü hissedilmesini istiyoruz. Kış kapıdan girmeden çözüm masaya gelmeli; soğuk iklimin yükü, sosyal devletin sıcak eliyle hafifletilmelidir.”





