Yüksek riskli gebelik takibi yapılan 35 haftalık hamile S.A., 17 Eylül’de sıvı gelmesi şikayetiyle Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Başvuruda yer alan iddialara göre, ilk muayenede gelen sıvının amniyon sıvısı olduğu tespit edilmesine rağmen, sonrasında yapılan farklı bir değerlendirmeyle doğum gerçekleştirilmeden hasta taburcu edildi.

Ertesi gün şikayetlerin devam etmesi üzerine yeniden hastaneye giden aile, kendi imkânlarıyla temin ettikleri AmniSure testini yaptırdı. Test sonucunun negatif çıkması gerekçe gösterilerek hastaya yine yatış verilmedi. Sürecin devamında perinatoloji uzmanına başvuran aileye, hastanın acilen yatırılması gerektiği ve bebeğin makat geliş olması sebebiyle sezaryen doğuma alınmasının şart olduğu bildirildi.

Ancak hastane yönetiminin, yenidoğan ve çocuk yoğun bakım ünitesinde boş yer bulunmadığını öne sürerek doğumu gerçekleştirmeyi reddettiği iddia edildi.

Yaşananların ardından vakit kaybetmeden özel bir hastaneye başvuran aile, burada yapılan muayenenin hemen ardından acil sezaryen operasyonuna alındı. Başarılı geçen doğumun ardından, hastanede "yer yok" denilerek reddedilen bebeğin durumunun iyi olduğu ve yenidoğan yoğun bakım ünitesine hiçbir ihtiyaç duymadığı ortaya çıktı.
Yaşadığı mağduriyeti CİMER’e taşıyan Doç. Dr. Ö.A., sürecin tarafsız ve bağımsız bir hekim heyeti tarafından titizlikle incelenmesini talep etti. Şikayet dilekçesinde, olası bir ihmalin ve sorumluların açığa çıkarılması adına hastane kayıtlarının, kamera görüntülerinin, NST ve ultrason verilerinin incelemeye alınması çağrısında bulundu.





