Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında yürütülen "Nuh'un Gemisi Araştırma Projesi" kapsamında, 5 ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı 90 gün süren yoğun bir saha çalışması gerçekleştirdi.

1959 yılında Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedilen alanda ilk kez resmi izinlerle karotlu sondaj çalışması yapıldığını vurgulayan Andrew Jones, şu ana kadar elde edilen en kritik bulgunun yapının yapısı ile ilgili olduğunu belirtti. Bölgenin sanıldığı gibi yekpare bir kaya kütlesi olmadığını ifade eden Jones:
"Bazı kişiler buranın doğal bir oluşum, milyonlarca yıl içerisinde aşınarak gemi şeklini almış yekpare bir kaya olduğunu öne sürüyordu. Ancak sondajla elde ettiğimiz en büyük bulgu, yapının tamamen toprak olduğudur. Yerin derinliklerinden aldığımız numunelerde oldukça zenginleşmiş, organik ve kapkara bir toprakla karşılaştık. Bunun çürümüş ahşap mı yoksa insan faaliyetine dair bir kanıt mı olduğunu laboratuvar testleriyle ortaya koyacağız." dedi.

Ağustos ayında gerçekleştirilen yeni nesil radar taramalarında da çarpıcı sonuçlar elde edildi. Jones, ön radar raporlarının yüzeyin altında doğal olmayan nesne veya yapılara işaret eden "anomaliler" gösterdiğini açıkladı. Yüzey altı yapısını tam olarak anlayabilmek adına karotlu sondaj çalışmalarına ağırlık verdiklerini belirten uzman isim, ABD’li radar bilimcisinin hazırlayacağı nihai raporun beklendiğini kaydetti.
Alandan alınan bin civarındaki toprak numunesi ve sondaj örneklerinin laboratuvar incelemeleri devam ediyor. Saha çalışmalarının tamamlandığını bildiren Jones, radar verileri ile laboratuvar analizlerinin birleştirilmesinin ardından nihai bilimsel raporun gelecek yılın Nisan veya Mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.

Sosyal medyada ve bazı uluslararası basında yer alan "Nuh'un Gemisi kesin olarak bulundu" yönündeki haberlere de açıklık getiren Jones, asılsız iddialara karşı uyardı:
"Dünyanın dört bir yanında bunu kesin bir gerçek gibi sunan ya da bizlerin söylemediği iddiaları yayınlayan haberler görüyoruz. Çalışmalarımız henüz bitmedi. Kesin bir şey söylemek için laboratuvar sonuçlarını ve nihai raporu beklemek zorundayız. Araştırmamızı en titiz şekilde sürdürüyoruz. Sonucun doğrulanması halinde bunun hem Türkiye hem de tüm dünya için muazzam bir gelişme olacağını umuyoruz."






