EN KRAL SEÇİM YAZISI

“Ve seçim saht-ı mailine girildi”.

Muhtemeldir ki bundan sonra okuyacağınız yazıların neredeyse tamamı böyle başlayacak.

Yerel yada ulusal, fark etmeksizin, haberlerin ve köşe yazılarının ekseriyetinin konusu hep aynı olacak:

SEÇİM

Beyannameler havada uçuşacak, vaatler gırla gidecek.

“Biz gelirsek…”

“Ben başa geçersem…”

“Beni seçerseniz”le başlayan cümlelerin her biri yalancı bir cennet vaat edecek hepimize.

Tuzunu kararında ekerseniz tandır ekmeğinin arasına dürdüğünüz soğanın yanında pek bir lezzetli gider hani.

“Ben tokum, yemek istemiyorum.” derseniz de toz şeker serpin üstüne, fıstıklı Antep baklavası niyetine atıştırın.

Şişkinlik yapmıyor bir kere.

“Açım!” demiyorsunuz, diyemiyorsunuz.

Açlık hissini de ortadan kaldırıyor emin olun.

Seçim süreci bitinceye dek hep doymuş hissediyorsunuz kendinizi.

İş yok, aş yok.

Kahvehanede bir parti oyun çevirecek paranız da yok.

Miskin miskin oturuyorsunuz evde.

Canınız sıkkın haliyle…

Hanıma sarmaya, çocukları tokatlamaya ya ramak kaldı yada eliniz tam havadayken sizin caddeden geçiyor falan partinin otobüsü, son ses.

Seçim şarkısını duyuyorsunuz.

Şöyle bir rahatlıyor adaleleriniz,

Ertuğrul’un yayı gibi gergin sinirleriniz gevşiyor.

Gözlerinizin içi gülüyor,

Kan geliyor yüzünüze kan.

Çocuğu dövmek için kaldırdığınız elinizle başını okşuyorsunuz güzel yavrunuzun.

“Hanım, diye sesleniyorsunuz mutfakta bulaşık yıkayan yengeye, bir çay koyda iki lafın belini kıralım kız!”

Yenge mutlu, siz mutlu, çocuklar şen…

Bakmayın o çokbilmiş okumuşların karşı çıkmalarına.

Seçim nimettir bize.

Başka zaman bırakın aynı masada kahve höpürdetip muhabbet etmeyi, gittiği mekânlara bile giremeyeceğiniz, burnundan kıl aldırmayan şehrin şu zengin adamı ayağınıza geliyor.

Hijyen takıntısı olduğu için değil evinize, fakir semti diye mahallenize uğramayan şu abla bahçe kapınızı tıkırdatıyor.

Hepsinin yüzünde bir tebessüm…

Hepsi sizin karşınızda, vezirlerinin Fatih’in karşısında durduğu gibi el pençe divan duruyorlar.

Öyle bir havaya sokarlar ki sizi:

“ Yeniçeri kullarıma haber verin, ak yeleli atımı getirin. İlk hedefiniz Nemçe!” diye buyruk buyursanız hakkınız var.

O zengin adam size öyle bir sarılır ki yirmi yıldır görüşmemiş kardeşler birbirlerine sarılmaz öyle.

Hijyen takıntılı abla gösterdiğiniz yer minderine bağdaş kurup ev ahalisiyle birlikte sofradaki tek tabağa kaşık sallayıp yemek yer sizinle güle oynaya.

Seçim deyip geçmeyin.

“Oy alın, oy verin. Ekonomiye can verin” diye bir genel slogan uydursak yeridir hani.

Kalabalık bir nüfusa sahipseniz yaşadınız.

Rayiç bedeli vardır her bir oyun.

Aile ekonomisine katkı diyorlar ya, âlâsı işte.

Sadece sizin mi, esnafın da yüzü güler.

Bunun seçim bürosu var bir kere.

Misal; 10 parti seçime girse en az 10 kahvehane sahibi iki aylığına köşe…

Çayın şekerin haddi hesabı yok.

Çay, şeker satan esnaf köşe…

Seçim otobüsleri dolaşacak ili, ilçeyi, köyü,

Otobüs, minibüs sahipleri köşe…

Hava yakmıyor ya canına yandığımın arabaları,

Petrol istasyonu sahipleri köşe…

O otobüsler, minibüsler giydirilecek; afişler, el ilanları bastırılacak,

Reklamcılar, matbaa sahipleri köşe…

Dışardan gelenler yedirilecek, yatırılacak,

Otel işletmecileri, lokantacılar köşe…

Bu işin medya ayağı var bir de,

Aday arkadaş ilanlar verecek yerel gazetelere, haber sitelerine, yerel televizyona…

Dedemin oğlu dahil mi bilmem ama – ki o fisebilillahçılardandır- gazete ve televizyon sahipleri, haber site editörleri köşe…

Cebinde çay içecek paran olmadığı için günlerdir çıkmamışsın çarşıya,

Eşi dostu görmemişsin.

Gir bir seçim bürosuna, bütün arkadaşların orada.

Sohbet gırla, çay bedava,

Keyiften sen de dört köşe…

Bir de kalkmış seçim kötüdür diyorlar.

Süslü laflara kanma, aldanma.

İki ay keyfin gıcır,

İyi seçimler emmoğlu…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zafer yıldırım
Zafer yıldırım - 4 yıl Önce

Afedersiniz yazılarınızı biraz daha kısa ve özet halinde yazarsanız biz okuyucularınızada zulm etmiş olmazsınız hani bir hizmet verdiyinizde % 86 özürlüleride düşünmenizi tavsiye ederim
GÖZÜM ÇIKIYOR

Sero_Ağa
Sero_Ağa - 4 yıl Önce

Başlığı at, sonuç cümlesini yaz yeter, destan mı (!) yazıyorsun? Biz okumayı sevmeyiz bilmez misin?

anlamadım.
anlamadım. - 4 yıl Önce

ne dediğini anlamadım yazar bey bi daha yazarmısin...