Yaklaşık bir hafta yoğun bakımda kalan Vanlı Mazlum Gürbüz hayatını kaybederken, çocukluk arkadaşı Levent Çelik (18) ise yaralandı.
Edinilen bilgilere göre olay, 29 Eylül günü Kemerburgaz Mahallesi’ndeki bir şantiyede meydana geldi. Van’ın Tuşba ilçesinden çalışmak için İstanbul’a gelen ve iş güvenliği alt personeli olarak çalışan Mazlum Gürbüz ve Levent Çelik, yağmurun bastırması üzerine çalışmayı durdurup koğuşlarına geçti.
Ancak bir süre sonra yağmurun hafiflemesini fırsat bilen şantiyedeki şefler, iki genci arayarak tabelanın sağlamlaştırılması için montaj alanına gitmelerini istedi. İşten çıkarılma korkusuyla istemedikleri halde görevi kabul etmek zorunda kalan iki arkadaş, sepetli platformla tabelanın bulunduğu yüksek noktaya çıktı.
Tabela montajı sırasında işçilerden birinin elindeki metal çıta, yakınlardaki yüksek gerilim hattına temas etti. Akımın iletken çıta üzerinden vücutlarına geçmesiyle iki genç işçi sepetin içine düşerek ağır yaralandı.
Olay Anı: Akıma kapılan Mazlum Gürbüz’ün kalbi durdu. Arkadaşı Levent Çelik’in çabasıyla platform aşağı indirildi ve ilk müdahale şantiye ekibi tarafından yapıldı.
Müdahale ve Acı Haber: Kalbi yeniden çalıştırılan Gürbüz, kaldırıldığı hastanede 1 haftalık yaşam mücadelesini 5 Ekim'de kaybetti. Cenazesi memleketi Van’ın Tuşba ilçesinde gözyaşlarıyla toprağa verildi.
Olaydan yaralı kurtulan 18 yaşındaki Levent Çelik, yaşadıkları dehşeti ve çaresizliği şu sözlerle aktardı:
"Sabah yağmur yağıyordu, odamızda yatıyorduk. Saat 11.00’de şefimiz arayıp 'Yağmur durdu, gidin tabelayı yapın' dedi. Çıkmak istemediğimizi söyledik ama 'O kadar kötü hava yok' yanıtını aldık. İşten çıkarılma korkusuyla mecbur kaldık. Oraya giderken elektrik hattı olduğunu ve elektriğin kesilmediğini bilmiyorduk. Normalde bizim işimiz tabela montajı değildi, biz sadece sahadaki iş güvenliğini sağlıyorduk."
Gürbüz ailesinin avukatı Doğan Bayer, olayda ciddi bir ihmal zinciri olduğunu vurgulayarak adli sürecin takipçisi olacaklarını belirtti:
Görev Tanımı Dışı Çalıştırma: Gençlerin asıl görevinin montaj değil, sahadaki riskleri tespit edip uzmana bildirmek olduğu ifade edildi.
Koruyucu Ekipman Eksikliği: İşçilerin elinde yalıtkan eldiven bulunmadığı, emniyet kemerlerinin sağlanmadığı ve metal malzeme yerine yalıtkan ekipman tercih edilmediği vurgulandı.
Gecikme İddiası: Sağlık ekiplerinin ve ambulansın müdahalesinde gecikmeler yaşandığı, kusur oranının yüzde 100 olduğu savunuldu.

Acılı Aile Perişan: "Okumayı Bırakıp Ekmek Parası İçin Gelmişti"
Gözyaşlarına boğulan anne Cahide Gürbüz, oğlunun zorla çalıştırıldığını belirterek, "Benim oğlum okulu bıraktı, durumumuz iyi değildi. Zorla götürmüşler, onun işi değildi" derken; dayı Şerafettin Canpolat ise "Çocuklarını çalışmaya gönderdiler, şimdi cenazesini alıyorlar. Büyük bir ihmal var, hakkımızı sonuna kadar savunacağız" ifadelerini kullandı.
Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.






