Kahramanmaraş'ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda 15 Nisan tarihinde 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından gerçekleştirilen; öğretmen Ayla Kara ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği, 15 öğrencinin ise yaralandığı silahlı katliamla ilgili skandal detaylar gün yüzüne çıktı.

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikat kapsamında okulun güvenlik kamerası görüntüleri saniye saniye incelendi. Dehşet anlarına ait kayıtlarda, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B.'nin, içeriden yükselen silah seslerini duymalarına rağmen öğrencileri korumak yerine derhal okul binasından kaçtıkları tespit edildi. MEB Teftiş Kurulu raporlarında öğretmen A.T.'nin de aynı şekilde okulu terk ettiği belgelendi.

Başsavcılık, okulu kaderine terk eden müdür, müdür yardımcısı ve öğretmen hakkında "terk suçu ve suçu bildirmeme" iddialarıyla 4483 sayılı Kanun kapsamında Kahramanmaraş Valiliği'nden resen soruşturma izni istedi.
Soruşturmanın en kritik detaylarından biri ise rehber öğretmen E.İ. hakkında ortaya çıktı. MEB Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 18 Ağustos 2026 tarihli tevdi raporunda; E.İ.'nin, olaydan önce fail İsa Aras Mersinli'nin "korumaya muhtaç çocuk" statüsünde olduğunu bildigi ancak Çocuk Koruma Kanunu uyarınca Çocuk Hizmetleri Müdürlüğü'ne yapması gereken yasal bildirimi yapmadığı saptandı. Savcılık, rehber öğretmen hakkında da soruşturma izni talep etti.
Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 4 Eylül'de görülen ilk duruşmada, rehber öğretmen E.İ.'nin "tanık" sıfatıyla dinlenmesi ve yemin ettirilmesi salonda tansiyonu yükseltti.
Mağdur öğrencilerin avukatı Furkan Mehmet Cinkara, duruşmada duruma sert tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:
"Müvekkillerimin haklarını ihlal eden, fiilin asli faili veya iştirakçisi konumunda bulunma şüphesi altındaki bir kişinin 'tanık' sıfatıyla dinlenmesi CMK ilkelerine aykırıdır. Beyanlarına açıkça itiraz ediyoruz. Şahıs hakkında derhal suç duyurusunda bulunulmasını ve dosyaya 'sanık' sıfatıyla dahil edilmesini talep ediyoruz."
Avukat Cinkara, adalet vurgusu yaparak, "Kamu görevlilerinin ve yetkililerin idari veya denetim yönünden en ufak bir zafiyeti, yüzde 1 dahi ihmali varsa bunun sonuna kadar üzerine gidilmelidir. Bu, şehit yavrularımıza ve gözü yaşlı ailelere borcumuzdur" değerlendirmesinde bulundu.
Öte yandan mağdur avukatlarının İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, İl Emniyet Müdürlüğü personelleri ve KSÜ Tıp Fakültesi Hastanesi yetkilileri hakkında yaptığı suç duyurularına ilişkin adli sürecin nasıl şekilleneceği merakla bekleniyor.





