Tunceli ve Ordu illerinde valilik yapan Tuncay Sonel’in, kamuoyunda infial yaratan Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" gibi ağır suçlamalarla tutuklanması, siyaset gündemine bomba gibi düştü. Konuya ilişkin en sert açıklamalardan biri İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu’ndan geldi.
Dervişoğlu, yaşanan skandalın münferit bir olay olmadığını, doğrudan "tek adam rejimi"nin bir sonucu olduğunu savundu. Sistemin atanan her kişiyi kontrolsüz bir güçle donattığını belirten Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Bu rejim öyle bir rejimdir ki, tek adam nereye birini atarsa o kişi de kendini tek adam gibi hisseder. Dolayısıyla tek adamlığın gereğine bağlı olarak suçu da himayeyi de kendi aklına ve vicdanına göre tanımlar. Gülistan Doku hadisesine devlet elinin bulaşması, işte bu kontrolsüz cüretten kaynaklanmaktadır."
Bir valinin normal şartlarda böylesine karanlık bir organizasyona cesaret edemeyeceğini vurgulayan Dervişoğlu, Tuncay Sonel’in kendi oğlunu korumak adına devletin tüm imkanlarını manipülasyon için kullandığını iddia etti. Dervişoğlu, yapılan usulsüzlükleri ağır sözlerle eleştirdi:
• Yargılamayı tanzim etmek,
• Soruşturmayı yönlendirmek,
• Sahte delil ve şahit üretmek...
Bu eylemlerin devlet hafızasında silinmeyecek bir leke bıraktığını söyleyen Dervişoğlu, "Bu durum, devlet açısından tarihe şerh edilmiş bir utanç vesikasıdır" dedi.
Sorunun sadece vali düzeyinde kalmadığını, il müdürlerinden en alt kademedeki bürokratlara kadar herkesin birer "tek adamcık" haline geldiğini belirten İYİ Parti lideri, çözümün sistem değişikliğinde olduğunu ifade etti. Dervişoğlu, "Kişiyi değil, onu o hâle getiren sistemi konuşmalıyız. Bu alanda verilecek mücadele kişilere karşı değil, bu bozuk sisteme karşı verilmelidir" diyerek sözlerini noktaladı.