ANLI ŞANLI KABADAYILIK TARİHİMİZ(!)

ANLI ŞANLI KABADAYILIK TARİHİMİZ(!)

ANLI ŞANLI KABADAYILIK TARİHİMİZ(!)

Tarih deyince hepimizin aklına siyaset ya da ekonomi tarihi gelir ama bir tarih dalımız var ki maşallah dopdolu. Adına "Kabadayılık Tarihi" denir. Kabadayılık deyip geçmemek lazım. Baştan sona anlı şanlı isimlerle bezeli muhteşem bir tarih(!) Öncülerini isim isim ifade etmek elbette mümkün değil. Merak edenler piyasadaki bazı kitaplardan faydalanabilirler.

Kabadayılık çok eski dönemlere kadar gitse de başlangıç için Osmanlı dönemine uzanmak icap eder. Esas çıkış yeri Osmanlı askeri sınıfıdır. Buna şaşırmamak gerek. Neden mi? Çünkü 16. asırdan itibaren oluşan otorite boşluğuyla beraber belindeki hançere güvenen bir kısım yeniçeri ya da sipahi tayfası zorbalıkla kendi ahkâmını kesmeye başlamıştır. Ve böylece gözümüzün nuru biricik aşkımız olan kabadayılık örgütlü bir hâle bürünmüştür. Mekânları haraca bağlamak, esnafa ceza kesmek ta o günlerden miras kalmıştır bizlere. Bu kabadayı tayfasının en bilindik metodu ise hiç şüphesiz önce düzeni bozmak, sonra da bozuk düzene karşı birilerini koruduğunu ileri sürmekti. E ortadaki pasta büyük olunca bu kabadayı efradı da büyüdükçe büyüdü! Hatta öylesine büyüdü ki bu kesim, o dönem devletin bazı ileri gelenleri bunları himayelerine alıp birbirlerinin üstüne saldığı birer suç makinesine dönüştürdü. Kimi devlet görevlilerinin kabadayı kesimine sahip çıkmasının iki nedeni vardı. Birincisi amiyane tabirle parsayı toplamak, ikincisi ise siyasi olarak ön plana çıkmaktı. Hâl böyle olunca, yarı resmi bir kurumsallaşmaya doğru evrilmeye başladı kabadayı sınıfı. Zamanla şanları askeri zümrenin dışına çıkarak sivil kesimden de kabadayı sınıfına dâhil olanlarla beraber paramiliter bir güç haline dönüştü kabadayılık. Kendilerine has parselasyon yöntemleriyle mıntıka sahipliğine kadar ilerleyen kabadayılık beraberinde kendi dilini de geliştirdi. Hani şu; " “Heeeyt var mı bana yan bakan? Bir yanımda tabancam, bir yanımda bıçağım…" falan filan raconları o günlerin muhteşem sözleridir(!)

Esas değinmek istediğim konu, devlet görevlilerinin kabadayı zümresine kol kanat gererek o kabadayılar aracılığıyla birbirleriyle iktidar mücadelesine girmesiydi. Birbirinden hazzetmeyen kimi paşaların kabadayıları koruyup kollamaları bazı dönemler öylesine çığırından çıkmıştır ki ülke içinde ülkecikler, devletçikler ortaya çıkmıştır. İşte o günlerden kalma sözüm ona bu harikulade kültürel alışkanlığımız yüzyıllar boyunca kabuk değiştirerek sürmüştür. Gelecek ne mi getirir peki? Eh tahmin etmek zor değil!

Kalın sefa ile...

Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2022, 22:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER