BANKACILIK SİSTEMİNİN KOMİK HİKÂYESİ(!)

Barış Ülker harika bir betimleme ile bankacılık hikayesini sunuyor..

BANKACILIK SİSTEMİNİN KOMİK  HİKÂYESİ(!)

Evvel zaman içinde bir ülkede 3 kişi yaşarmış. Ve bunlardan birinin 10 tane altını varmış. Bu kişi, o veya bu sebepten dolayı altınlarını saklayacak yer bulamıyormuş. Bu üç kişilik grubun en kurnaz olan ikinci kişisi bu durumu öğrenmiş ve demiş ki; "Gel 10 altınını bana borç ver, ben sana falanca süre sonunda 11 altın vereceğim." Hem altınlarını güvende tutmak isteyen hem de daha fazlasını kazanmak isteyen altın sahibi bu teklifi kabul etmiş. Altınları ödünç alan ikinci kişi, altınların ikisini evine koyarak doğrudan ihtiyaç sahibi olduğunu bildiği üçüncü kişinin yanına gitmiş ve demiş ki; "Elimde 8 tane altın var ve bu altınları koyacak yer bulamıyorum. Gel sana bunları vereyim, sen de falanca zaman sonra bana geri verirsin." Üçüncü kişi altın sahibi olmanın heyecanıyla kabul etmiş bu öneriyi(!) Gel zaman git zaman verilen süreler dolmuş ve ikinci kişi, altınlarını üçüncü kişiden istemiş. Ama üçüncü kişi altınların birini harcamıştır. Elinde sadece 7 tane altın kalmıştır. Bu duruma kızmış gibi yapan ikinci kişi: "O halde kalan 7 altını bana ver ve harcadığın bir altın için 1 yıl boyunca her dediğimi yapacaksın." Üçüncü kişi çaresizce bu durumu kabul etmiş. Üçüncü kişiyi emrine alan ikinci kişi doğrudan altınların asıl sahibi olan birinci kişinin yanına gitmiş ve demiş; "Sen bana 10 altın vermiştin ve ben de bunun karşılığında sana 11 altın geri verecektim. Ama ben 3 tanesini harcadım, elimde 7 tane kaldı. Bunun karşılığında 1 yıl süreyle sana çalışması için birini vereceğim; eğer bunu çalıştırırsan 4 altın kazanırsın." Bu teklifi kabul eden birinci kişi, üçüncü kişiyi 1 yıl boyunca çalıştırarak 4 altın kazanmış. Bu durumda birinci kişinin 11 altını, ikinci kişinin hiç yoktan 2 altını olurken, üçüncü kişinin ise 1 yıllık emeği gitmiştir. Ve tüm bu hikâye böylece tekrar edip durmuştur yaşam boyunca.

Gelgelelim bu kişilerin kimler olduğuna. Birinci kişi, bankaya para yatıran yani fazladan 1 altın kazanandır. İkinci kişi bankacı yani hiç yoktan 2 altın kazanandır. Üçüncü kişi ise bankadan borç alan ve hiç yoktan yaşamı boyu tanımadığı birileri için çalışandır.

İşte bankacılığın ortaya çıkış öyküsü ve işleyiş mantığı bana ait olan bu hikâyedeki gibidir. Fazla lafa hacet yok gayri. Şayet bankacılığın yazılı tarihini merak eden varsa aşağıdaki nota kısa bir özet geçtim.

Kalın sefa ile…

NOT: Bankacılığın kökeni binlerce yıl önceye, ta Sümerlere dayanır. Ancak kurumsallaşması 15. yüzyılda Venedik'te oluşmuştur. Venedik'te kurulduktan dört asır sonra yani 19. asırda Galata bankerleri marifetiyle ülkemizde ilk örneğine rastladık. Sırasıyla İstanbul Bankası ve Osmanlı Bankası isimleriyle kurulan bankacılık sistemi, Cumhuriyet döneminde devlet desteğiyle ilerleme kaydetmiştir. 1946 yılından itibaren ise özel sermayenin girişimiyle finans sisteminin lokomotifi haline dönüşmüş ve bugün piyasa yapımcısı olarak ekonomiye yön vermektedirler.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Erol ÇETİN
Erol ÇETİN - 2 hafta Önce

Gözel bir nağildi eline sağlık

SIRADAKİ HABER