Ağrı ve Deprem Seferberliği

Murat Tan 6 Şubat deprem sürecini yazdı

Ağrı ve Deprem Seferberliği

Merhaba sevgili Gönüldaşlar..
Gönlünde insani kimliğini her an taşıyanlar. Hümanizmi bir an olsun yüreğinin karanlık köşesine almayanlar. Sizleri en kalbi duygularımla selamlayarak başlamak istiyorum sözlerime..

Ülkemizi tesiri altına alan 7.7 büyüklüğünde ki merkez üssü Kahramanmaraş’ın pazarcık ilçesi olan ve akabinde 11 ilimizde yıkıcı sonuçlara yol açan bir çok insanımızı kaybettiğimiz depremde Aziz milletimize başsağlığı diliyor, böylesi elem dolu olayların bir daha yaşanmamasını temenni ediyorum..

Her şey bir anda oluvermişti.  6 Şubat  Pazartesi sabahı saat 04.17’de hazin bir söz ile uyandık hepimiz yataklarımızdan..

       “SESİMİ DUYAN VAR MI?”

Kimi devlet erkanına göre bu deprem sır ve mucizelere gebeydi. Kimilerine göre bir doğal afet kimilerine göre ise başka komplo teorilere gebeydi..

Her neyse.. Komplo teorilere çözüm üretmek zannımca bizim işimiz değil. Bu konuya bilim adamlarımız eğilecektir. 
Naci Görür ve Celal Şengör hocalarımıza bu konu hakkında daha fazla aydınlatıcı olma konusunda naçizane seslenmek istiyorum. ( Celal Hoca Bir komplo teorisi söz konusu değil diye az biraz çıtlatıvermişti zaten)

Hadi gelin biz konumuza dönelim!!

Pazartesi sabahı tüm Türkiye yekvücut olmuş,her il birlik ve beraberlik içerisinde deprem bölgesine doğru tabiri caizse tasıyla,tarağıyla adeta seferberlik ruhunu andıran bir şekilde refleks göstermişti..

Gençlerimiz gönüllü olarak deprem bölgelerinde,yaşlılarımız ise evlerinde gözü yaşlı bir şekilde dualarını etmekteydiler.

Dedim Ya.. Refleks göstermek bizim ruhumuzda var diye..

Serhad şehrimiz,bu konudaki insani refleks mekanizmasını hemen harekete geçirip, bölgeye ihtiyaçlar doğrultusunda yardım tırları yükleyerek intikal etmişti bile..
7 ilçe 18 mahallesi ile Cumhuriyet Caddesi,Kağızman Caddesi,Eski Van Caddesi.. Serhad şehri gönül köprüsünü oluşturmuştu..

Çok duygu yüklüyüm arkadaşlar çokk.. 

Bazen kardeşlik hukuğunda kan bağı aranmaz diye bir söz vardır ya hani.. Evet kan bağımız olmadan,yüzlerini dahi görmediğimiz kardeşlerimize ağladık,içerlendik,dertlendik..

Bizi biz yapan olgu zaten bu değil miydi? Bir başkasının acısını yüreğimizde taşıdığımız kadar insandık zaten..

Çok duygusal olduğumu yukarıda belirmiştim zaten. Belki de ben sizlerin de duygu yoğunluğunu,sizleri tanımadan geçiriveriyorumdur satırlarıma.. Kim bilir!!

Çok sevdiğim bir dostum gönüllü birlikler kurup mahalle mahalle hayırseverlerden yardımları toplarken, karşılaşmış olduğu bir durumu benimle paylaşmıştı..
 
Şöyle demişti; “Bir eve uğradık. Ev daha önce yangından ötürü hasar görmüştü. Evin içinde yaşayan insanlar yardıma muhtaçken, deprem bölgesine göndermemiz için,yastık ve yorganlarını verdiler.. Hem de hiçbir şeyleri yokken ve yardıma muhtaç durumdayken..”

Bizi biz yapan olguların derinliğine ve güzelliğin huşusuna bakar mısınız..

İmkanı olanın ve olmayanın birlikteliği gerçekten takdire şayan bir durumdu. Galiba herkes bu depremde kiracı ile ev sahibinin aynı çadır önünde çorba sırasına girdiğini bir ömür unutmayacak ve gelecek nesillerine aktaracaktı..

Bir diğer hususu da belirtmek isterim ki, Serhad şehrimizde ki bir çok Sivil Toplum Kuruluşunun canla başla ne kadar uğraştıklarına da bizzat şahitlik ettim. Allah onlardan da sizlerden de razı olsun..

Dayanışma kültürüne Ağrı Emniyet Mensubu personelleride dahil olmuştu. Deprem bölgelerine ivedilikle soba,gıda ve hijyen malzemeleri göndermeye başladılar. Bölgeye intikal eden her emniyet mensubu  araçları ağzına kadar tıka basa dolu bir şekilde ihtiyaç dahilindeki her şeyi yüklenivermişlerdi..Kredi kartlarının son limitlerine kadar harcama yapmışlardı. Hepsi şunun çok ama çok iyi farkındaydılar. İnsan olmanın önüne  kapitalizm sembolü olan hiçbir kağıt parçası geçemeyecekti. 
Sofraları bol olsun. Varolsunlar..

Evet sevgili okurlar böylesi bir kadim halkımız var.. İnsani kimliğin vermiş olduğu refleks örgütlenmesi halen devam etmekte.. Bu saatten sonra önemli olan yardımların sürdürebilir olması. Çünkü bu bir süreç işi ve yaralarımızı sarmak biraz zaman alacaktır. Bu süre zarfında kardeşlerimize destek vermek ve onlara yardımda bulunmakta boynumuzun borcudur..

Buradan Ağrı Valimize seslenmek ve toplum gönüllüsü olarak naçizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum.

Serhad şehrimizde deprem gönüllü grupları kurulup,her mahalleye her sokağa ve binalarımızda oturan vatandaşlarımıza deprem eğitimi verilebilir.Her mahalleden yetkili mahalle sakinleri belirlenerek olası bir doğal afet durumunda insanlarımızın daha koordineli bir şekilde çalışmasına olanak sağlanabilir.  
Öyle düşünüyorum ki sayın Valimiz bu konuda öncü olup,Serhad şehrimizin vatandaşlarıda üzerine düşeni fazlasıyla yapacaktır..

Acılarımızın olduğu,yüreklerimizin kor ateşler içinde yandığı bu günlerde birlik ve beraberliğimizin daimi olmasını diliyorum.. 

Sözlerime Ahmed Arif’in şiiri ile son vererek sizleri rabbime emanet ediyorum.. Bir sonra ki yazımızda buluşmak ümidi ile..

Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER